İşverenin işçiyi gözetme borcu (TBK m. 417), sadece iş sağlığı ve güvenliği gibi fiziksel risklere karşı korumayı mı kapsar, yoksa işçinin psikolojik ve sosyal sağlığını da içerir mi? İşçinin ulaşılamama hakkının sürekli ihlali bu borç kapsamında nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98212

İşverenin işçiyi gözetme borcu, Yargıtay içtihatları ve doktrinde geniş yorumlanmaktadır. Bu borç, sadece iş kazaları ve meslek hastalıkları gibi fiziksel risklere karşı önlem almayı değil, aynı zamanda işçinin kişilik haklarını, ruhsal bütünlüğünü ve psikolojik sağlığını korumayı da kapsar. Metinde de belirtildiği gibi, bu borç 'işçinin yaşamını, sağlığını, bedensel ve ruhsal bütünlüğünü ayrıca kişiliğinin korunmasını' içerir. İşçinin ulaşılamama hakkının sürekli ihlali, yani dinlenme saatlerinde sürekli olarak işle ilgili iletişim kurmaya zorlanması, işçide strese, yorgunluğa, tükenmişliğe ve anksiyeteye yol açan bir 'psiko-sosyal risk' oluşturur. Bu durum, işverenin işçinin ruhsal bütünlüğünü koruma yükümlülüğünü, yani gözetme borcunu ihlal etmesi anlamına gelir. İşveren, bu tür psiko-sosyal riskleri önlemek için de gerekli tedbirleri (örneğin, mesai dışı e-posta gönderimini kısıtlayan sistemler kurmak gibi) almakla yükümlüdür. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/iscinin-ulasilamama-hakki/)