Anayasa Mahkemesi'nin 'gerekçeli karar hakkı'na ilişkin içtihatlarında, 'ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddia ve savunmalar' ifadesi kullanılmaktadır. Hangi tür iddia ve savunmaların bu kapsama girdiği konusunda kesin bir ölçüt var mıdır? Mahkemenin bu konudaki takdir yetkisinin sınırı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98198

Anayasa Mahkemesi, hangi iddia veya savunmanın 'ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren' nitelikte olduğu konusunda kesin ve soyut bir ölçüt listesi sunmamıştır. Bu hususun belirlenmesini 'somut olayın özelliklerine' bırakmıştır. Ancak bu, mahkemenin sınırsız bir takdir yetkisi olduğu anlamına gelmez. AYM'nin yaklaşımına göre bu takdir yetkisinin sınırı, 'keyfilik' yasağıdır. Metindeki açıklamada da belirtildiği gibi, 'bu takdir ve değerlendirmenin de keyfi olamayacağını “ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren usul ve esasa dair iddia ve savunma” ibaresi ile ortaya koymuştur'. Genel olarak, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek, delillerle desteklenen, hukuki bir temele dayanan ve tarafça ısrarla ileri sürülen iddialar bu kapsama girer. Örneğin, zamanaşımı def'i, bir delilin sahteliği iddiası, haksız tahrik savunması veya bir kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiası gibi hususlar, mahkemenin gerekçesinde özel olarak ele alıp değerlendirmesi gereken esaslı iddialardır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/gerekceli-karar-hakki)