Ceza zamanaşımını kesen nedenlerden biri, 'hükümlünün önceki suçtan dolayı mahkum olduktan sonra, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi'dir (TCK m. 71). Bu kesilmenin gerçekleşebilmesi için yeni işlenen suçun mahkumiyetle sonuçlanması ve bu mahkumiyetin kesinleşmesi gerekir mi?
TCK m. 71'deki ifade 'suç işlemesi' şeklindedir. Doktrin ve Yargıtay uygulamasına göre, ceza zamanaşımının kesilebilmesi için, hükümlünün yeni bir suç 'işlemesi' yeterli değildir. Bu suçtan dolayı ayrıca bir yargılama yapılıp mahkumiyet kararı verilmesi ve bu mahkumiyet kararının kesinleşmesi gerekir. Sadece suçun işlenmiş olması, hatta hakkında bir dava açılmış olması dahi zamanaşımını kesmek için yeterli değildir. Çünkü bir fiilin TCK anlamında 'suç' olduğunun tespiti, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla mümkündür. Dolayısıyla, ilk suçun ceza zamanaşımı süresi dolmadan önce, hükümlünün işlediği ikinci suçtan kaynaklanan mahkumiyet kararı kesinleşirse, ilk suçun ceza zamanaşımı, ikinci suçun işlendiği tarihten itibaren kesilir. Eğer ikinci suçtan verilen mahkumiyet kararı ilk suçun zamanaşımı dolduktan sonra kesinleşirse, artık kesilme etkisi yaratmaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/dava-ceza-zamanasimi-tck-66-68-madde/)