Taksirle bir kişinin ölümüne neden olan failin, bu olay sonucunda kendisinin de 'artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olması' (TCK m. 22/6) halinde ceza verilmez. Bu hükmün uygulanabilmesi için failin uğradığı mağduriyet sadece manevi (ızdırap) olabilir mi, yoksa maddi bir zarara uğraması da gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98182

Failin uğradığı mağduriyetin sadece manevi olması, TCK m. 22/6'nın uygulanması için yeterlidir. Maddi bir zarara uğraması şart değildir. Metindeki Yargıtay CGK kararının analizinde belirtildiği gibi, 'failin uğradığı mağduriyet, maddi olabileceği gibi manevi de olabilir'. Örneğin, bir babanın kendi kusuruyla yaptığı trafik kazasında tek evladını kaybetmesi, onun için ömür boyu sürecek derin bir manevi ızdırap ve vicdan azabı yaratır. Kanun koyucu, bu gibi durumlarda, failin zaten en büyük cezayı kendi vicdanında çektiğini, bir de ceza mahkemesi tarafından cezalandırılmasının bu ızdırabı artırmaktan ve ailenin kalanını daha da mağdur etmekten başka bir işe yaramayacağını düşünerek bu şahsi cezasızlık sebebini öngörmüştür. Dolayısıyla, hakim, failin yaşadığı manevi çöküntünün ve ızdırabın ağırlığını değerlendirerek, maddi bir zarar olmasa bile bu hükmü uygulayabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sahsi-cezasizlik-ve-cezada-indirim-sebepleri.html)