İşçinin 'ulaşılamama hakkı'nın ihlali, işveren açısından hangi hukuki ve cezai sorumlulukları doğurabilir? Özellikle mobbing veya ısrarlı takip boyutuna varan ihlallerde işçinin başvurabileceği yollar nelerdir?
Ulaşılamama hakkının ihlali, niteliğine göre işveren için çeşitli sorumluluklar doğurabilir: 1) Hukuki Sorumluluk: - Tazminat: İhlal, işçinin kişilik haklarına bir saldırı niteliğindeyse (örn. sürekli taciz, mobbing), işçi manevi tazminat talep edebilir (TBK m. 58). - Ayrımcılık Tazminatı: Bağlantıyı kesen işçiye, bağlantıda kalanlara göre farklı davranılması halinde İş Kanunu m. 5 uyarınca ayrımcılık tazminatı gündeme gelebilir. - Haklı Nedenle Fesih: İşçinin özel yaşamına sürekli ve haksız müdahale, işçi açısından iş sözleşmesini haklı nedenle fesih (İş K. m. 24/2) ve kıdem tazminatı talep etme hakkı doğurur. 2) Cezai Sorumluluk: İhlalin boyutu, TCK'da düzenlenen suçları oluşturabilir. - Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma (TCK m. 123): Israrlı bir şekilde telefonla arama veya mesaj gönderme bu suçu oluşturabilir. - Haberleşmenin Gizliliğini İhlal (TCK m. 132): İşverenin, işçinin özel iletişimini denetlemesi halinde gündeme gelebilir. - Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK m. 134): İşçinin özel yaşam alanına giren faaliyetlerinin izlenmesi. - Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Kaydedilmesi/Yayılması (TCK m. 135-136): İşçinin verilerinin rızasız işlenmesi. İşçi, bu durumlarda Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir. Ayrıca, 6331 sayılı Kanun m. 13 uyarınca 'çalışmaktan kaçınma hakkını' da kullanabilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/iscinin-ulasilamama-hakki/)