TCK m. 273, yalan tanıklık suçunda belirli durumlarda cezada indirim yapılabileceğini veya ceza vermekten vazgeçilebileceğini düzenlemektedir. Kişinin, 'tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan' gerçeğe aykırı tanıklık yapması halinde bu hükmün uygulanabilmesinin koşulları nelerdir?
Bu şahsi indirim veya cezasızlık sebebinin uygulanabilmesi için iki temel koşulun bir arada bulunması gerekir: 1) Tanığın Objektif Olarak Çekinme Hakkının Bulunması: CMK m. 45 ve devamı maddelerinde sayılan, tanığın kendisi veya belirli derecedeki yakınları aleyhine tanıklık yapmaktan çekinme hakkı gibi bir hakkının objektif olarak var olması gerekir. 2) Bu Hakkın Hatırlatılmamış Olması: Duruşma veya soruşturma sırasında, tanığı dinleyen hakim veya savcının, CMK'nın amir hükmüne rağmen, tanığa bu yasal hakkını hatırlatmamış olması gerekir. Eğer tanığın çekinme hakkı yoksa veya bu hak kendisine usulüne uygun olarak hatırlatıldığı halde tanıklık yapmayı seçip yalan söylemişse, TCK m. 273'teki bu özel indirim sebebinden yararlanamaz. Bu düzenleme, usul hukukundaki bir eksiklik veya hata nedeniyle yalan tanıklık yapmaya adeta zorlanan kişiyi korumayı amaçlamaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sahsi-cezasizlik-ve-cezada-indirim-sebepleri.html)