Bir failin, tek bir sözle birden fazla kişiye hakaret ettikten (TCK m. 43/2'lik durum) kısa bir süre sonra, yine tek bir sözle aynı mağdurlara tekrar hakaret etmesi durumunda, cezanın belirlenmesinde TCK m. 43 nasıl uygulanmalıdır? Bu konuda Yargıtay'ın benimsediği görüş ile metinde savunulan görüşü karşılaştırarak, 'suçta ve cezada kanunilik ilkesi' açısından bir değerlendirme yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98150

Bu durumda cezanın nasıl belirleneceği tartışmalıdır. Yargıtay'ın benimsediği görüş (örneğin, Yargıtay 16. CD, 2016/4605 E. sayılı karar), bu durumda eylemlerin aynı suç işleme kararı kapsamında olduğu kabulüyle, cezanın 'hem doğrudan TCK’nın 43/1, hem de 43/2 delaletiyle 43/1 maddesi gereğince artırılması' gerektiğini belirtmektedir. Bu, tek bir temel ceza üzerinden iki kat artırım yapılması anlamına gelir. Metinde savunulan ve hukuken daha isabetli olan görüş ise şudur: TCK m. 43/1, kanunun açık lafzı gereği 'bir kişiye karşı' işlenen suçlar için geçerlidir. Birden fazla mağdurun olduğu durumda bu hüküm doğrudan uygulanamaz. Failin iki ayrı zamanda, tek fiille aynı mağdur grubuna karşı suç işlemesi, iki ayrı 'aynı neviden fikri içtima' (TCK m. 43/2) suçunun oluştuğu anlamına gelir. Bu nedenle, her bir fiil için TCK m. 43/2 ayrı ayrı uygulanmalı ve ortaya çıkan iki ayrı sonuç ceza, infaz hükümleri (içtima) uyarınca toplanmalıdır. Yargıtay'ın yaklaşımı, TCK m. 43/1'deki 'bir kişiye karşı' ifadesini kıyasa yol açacak şekilde geniş yorumladığı ve tek bir eylemmiş gibi ele aldığı için TCK m. 2/3'te düzenlenen 'suçta ve cezada kanunilik ilkesi' ve 'kıyas yasağı'na aykırılık teşkil etme riski taşımaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/zincirleme-suc-hükümlerinin-hatali-tatbiki)