TCK m. 167, malvarlığına karşı işlenen bazı suçlarda (hırsızlık, dolandırıcılık vb.) belirli akrabalık ilişkilerinin varlığını bir şahsi cezasızlık veya indirim sebebi olarak düzenlemiştir. Bu hükmün, suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, örneğin, babasının evinden hırsızlık yapan çocuğa yardım eden arkadaşı açısından bir etkisi olur mu? Bağlılık kuralı (TCK m. 40) çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98147

Hayır, bir etkisi olmaz. TCK m. 167'de düzenlenen şahsi cezasızlık veya indirim sebebi, niteliği gereği 'şahsi'dir, yani sadece kanunda belirtilen akrabalık ilişkisine sahip olan faile özgüdür. TCK m. 40'ta düzenlenen 'bağlılık kuralı' uyarınca, suça iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. Bu nedenle, babasının evinden hırsızlık yapan çocuk, TCK m. 167/1-b uyarınca şahsi cezasızlık sebebinden yararlanarak ceza almaz. Ancak ona gözcülük yaparak yardım eden arkadaşı, bu şahsi sebepten yararlanamaz ve hırsızlık suçuna yardım etmekten (TCK m. 39) dolayı cezalandırılır. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2018/12290 K. sayılı kararı da bu yöndedir ve azmettirenin şahsi cezasızlık sebebinden yararlanamayacağını belirtmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sahsi-cezasizlik-ve-cezada-indirim-sebepleri.html)