TCK m. 22/6'da düzenlenen, taksirli hareket sonucu ortaya çıkan neticenin failin 'kişisel ve ailevi durumu bakımından' ağır mağduriyet yaratması halindeki şahsi cezasızlık sebebinin uygulanabilmesi için aranan 'münhasıran' (sadece) koşulu ne anlama gelmektedir? Failin ailesinden birinin yanı sıra, aile dışından bir kişinin de aynı olayda zarar görmesi durumunda bu hüküm uygulanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98146

TCK m. 22/6'daki 'münhasıran' koşulu, taksirli hareket sonucu ortaya çıkan zararlı neticenin sadece ve sadece failin kendisi ile aile çevresini etkilemiş olması gerektiği anlamına gelir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2010/228 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu hükmün uygulanabilmesi için mağduriyetin failin kişisel ve ailevi durumuyla sınırlı kalması şarttır. Eğer aynı taksirli olayda, failin bir yakınının yanı sıra, faille ailevi ilişkisi bulunmayan bir üçüncü kişi de zarar görmüşse (ölmüş veya yaralanmışsa), 'münhasıran' koşulu gerçekleşmemiş olacağından fail bu şahsi cezasızlık sebebinden yararlanamaz. Örneğin, sürücünün kusuruyla yaptığı kazada hem kendi çocuğunun hem de komşusunun çocuğunun hayatını kaybetmesi durumunda, TCK m. 22/6 uygulanamaz. Bu koşul, cezasızlığın kapsamını daraltmak ve suçtan zarar gören diğer kişilerin mağduriyetini ceza hukuku alanının dışında bırakmamak amacıyla konulmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sahsi-cezasizlik-ve-cezada-indirim-sebepleri.html)