'Şahsi cezasızlık sebebi' ile 'cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep' arasındaki temel ayrım nedir? Etkin pişmanlık bu kategorilerden hangisine girer? Bu ayrımın iştirak (suç ortaklığı) açısından sonuçları nelerdir?
Temel ayrım, bu sebeplerin suçun işlenmesiyle olan zamansal ilişkisidir: 1) Şahsi Cezasızlık Sebebi: Suçun işlendiği anda objektif olarak mevcut olan ve failin kusurlu olmasına rağmen cezalandırılmamasını sağlayan kişisel hallerdir (örn. TCK m. 167'deki akrabalık ilişkisi). Fail bu durumu bilmese bile yararlanır. 2) Cezayı Kaldıran veya Azaltan Şahsi Sebep: Suç işlendikten 'sonra' ortaya çıkan ve failin belirli davranışları (pişmanlık göstermesi gibi) nedeniyle cezasının kaldırılmasını veya indirilmesini sağlayan hallerdir. Etkin pişmanlık (örn. TCK m. 192/1), suç işlendikten sonra failin gösterdiği olumlu davranışlar nedeniyle cezasızlık veya indirim sağladığı için bu ikinci kategoriye girer. Bu ayrımın iştirak açısından en önemli sonucu şudur: Şahsi cezasızlık sebepleri ve cezayı kaldıran/azaltan şahsi sebepler, adından da anlaşılacağı gibi 'şahsi'dir. TCK m. 40 (Bağlılık Kuralı) gereği, bu sebeplerden sadece onlara sahip olan suç ortağı yararlanabilir, diğer suç ortaklarına sirayet etmez. Örneğin, kardeşinin evinden hırsızlık yapan kişiye yardım eden arkadaşı, kardeşin yararlandığı TCK m. 167'deki cezasızlık halinden yararlanamaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sahsi-cezasizlik-ve-cezada-indirim-sebepleri.html)