5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (KMK) 9. maddesi, arama ve elkoyma tedbirlerini düzenlerken m. 9/1'de CMK'ya atıf yaparken, m. 9/2 ve 9/3'te gümrük sahasına özgü düzenlemeler getirmiştir. KMK m. 9/2'de yer alan aramanın hukuki niteliği (adli arama/önleme araması) nedir? Bu arama için CMK anlamında 'makul şüphe' mi, yoksa metindeki 'kuşku' ifadesi mi yeterlidir? Bu ayrımın pratik sonuçları nelerdir?
KMK m. 9/2'de düzenlenen arama, 'önleme araması' niteliğindedir. Metindeki analizde belirtildiği gibi, m. 9/1 belirli bir suç şüphesi ('şüphe') üzerine yapılan ve delil elde etmeyi amaçlayan 'adli arama'yı düzenlerken, m. 9/2 gümrük kapıları ve salonlarında, henüz somutlaşmış bir suç şüphesi yokken, 'gümrük kontrolü amacıyla' yapılan aramayı düzenlemektedir. Kanun koyucunun bilinçli olarak 'şüphe' yerine daha düşük bir yoğunluk ifade eden 'kuşku' kelimesini kullanması, bu aramanın önleyici niteliğini destekler. Önleme araması, genel güvenliği ve kamu düzenini (bu örnekte gümrük rejimini) korumak ve muhtemel suçları (kaçakçılığı) engellemek amacıyla yapılır. Pratik sonucu, adli arama için gereken 'makul şüphe' standardından daha düşük bir standart olan 'kuşku'nun yeterli görülmesidir. Ancak, bu önleme araması sırasında bir suç delili (kaçak eşya) bulunursa, o andan itibaren soruşturma adli bir nitelik kazanır ve CMK hükümlerine göre hareket edilmesi, özellikle elkoyma işleminin CMK kurallarına göre yapılması gerekir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kacakcilikla-mucadele-kanunu-kapsaminda-arama-ve-elkoyma-tedbırlerı)