Cinsel istismar suçundan yargılanan bir sanığın, mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğü (mağduru 15 yaşından büyük zannettiği) yönündeki savunması, özellikle bu savunmayı destekleyen bir adli rapor mevcutken, mahkeme tarafından nasıl ele alınmalıdır? Anayasa Mahkemesi'nin 2013/6419 başvuru numaralı kararı, bu tür bir savunmanın gerekçeli kararda tartışılmamasını nasıl nitelendirmiştir?
Sanığın, mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğü yönündeki savunması, TCK m. 30 (Hata) kapsamında değerlendirilmesi gereken, suçun manevi unsurunu (kastı) doğrudan etkileyen ve uyuşmazlığın çözümü için esaslı bir iddiadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre de, eğer sanığın yaşı konusundaki hatası 'esaslı' yani 'kabul edilebilir' bir hata ise, bu durum kastı ortadan kaldıracağı için beraat kararı verilmesini gerektirebilir. Anayasa Mahkemesi'nin 2013/6419 başvuru numaralı kararında, sanığın bu yöndeki savunmasının ve bunu destekleyen adli raporun, yerel mahkemenin gerekçeli kararında hiç tartışılmaması ve temyiz aşamasında da bu konuda bir değerlendirme yapılmaması, 'gerekçeli karar hakkının' ve dolayısıyla Anayasa m. 36'da güvence altına alınan 'dürüst yargılanma hakkının' ihlali olarak nitelendirilmiştir. Mahkeme, bu tür esaslı bir savunmayı görmezden gelemez; iddiayı, delilleri ve karşı delilleri (örn. nüfus kaydı) bir arada değerlendirip, savunmayı neden kabul etmediğini gerekçeli bir şekilde açıklamak zorundadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/gerekceli-karar-hakki)