Bir ceza davasında, tanık F.S.'nin başka bir dosyada sanık sıfatıyla verdiği ve başvurucuyu suçlayan beyanları okunmuş, ancak F.S. başvurucunun davasında tanık olarak dinlenmemiştir. Bu durum adil yargılanma hakkı açısından neden sorunludur?
Bu durum, Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'tanık sorgulama hakkı'nı ve 'silahların eşitliği' ilkesini ihlal eder. Başvurucu ve müdafii, aleyhine delil olarak kullanılan tanığa mahkeme huzurunda doğrudan soru sorarak beyanlarının güvenilirliğini test etme ve iddiaları çürütme imkanından yoksun bırakılmıştır. AYM'nin Zekeriya Sevim kararında bu tür bir uygulama hak ihlali olarak kabul edilmiştir.