9. Yargı Paketi'nin ilk taslağında yer alan ve sonradan çıkarılan 'Türk vatandaşları... hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar' şeklindeki etki ajanlığı fiili, Anayasa'nın hangi temel hak ve özgürlükleri ile doğrudan bir çatışma potansiyeli taşıyordu? Bu ifadenin metinden çıkarılması, 'kanunilik' ilkesi açısından yeterli bir çözüm müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96805

Bu ifade, başta Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan 'düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti' ve bu kapsamdaki 'basın hürriyeti' (m. 28) ile 'bilim ve sanat hürriyeti' (m. 27) olmak üzere birçok temel hakla doğrudan çatışma potansiyeli taşıyordu. 'Araştırma yapmak', gazetecilik, akademisyenlik, sivil toplum faaliyetleri gibi birçok meşru faaliyetin temelini oluşturur. Bu kadar geniş ve soyut bir ifadenin, 'Devletin siyasal yararları aleyhine' veya 'yabancı bir organizasyonun stratejik çıkarları' gibi同样 muğlak kriterlerle birleştirilerek suç haline getirilmesi, her türlü eleştirel haberciliği, akademik çalışmayı veya insan hakları raporlamasını potansiyel bir suç haline getirme riski taşıyordu. Bu durum, özellikle yabancı fonlarla desteklenen sivil toplum kuruluşları ve uluslararası haber ajansları için caydırıcı bir etki ('chilling effect') yaratabilirdi. Bu ifadenin metinden çıkarılması, en bariz ve tehlikeli kısmın giderilmesi açısından olumlu bir adımdır ve 'kanunilik' ilkesi açısından kısmi bir iyileşme sağlamıştır. Ancak, bu tek başına yeterli bir çözüm değildir. Çünkü yeni taslakta hala varlığını koruyan 'Devletin siyasal yararları', 'yabancı organizasyon', 'stratejik çıkar' gibi kavramlar da son derece belirsizdir ve temel haklar üzerinde baskı oluşturma potansiyelini devam ettirmektedir. Sorunun en sorunlu parçası çıkarılmış, ancak kökünde yatan belirsizlik problemi tam olarak çözülmemiştir.