Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında, hem TCK m. 58 uyarınca tekerrür hükümlerinin hem de TCK m. 51 uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi hukuken mümkün müdür? Bu iki kurumun amaçları ve sonuçları açısından birbiriyle bağdaşıp bağdaşmadığını tartışınız.
Hayır, aynı hükümde hem tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hem de cezanın ertelenmesine karar verilmesi hukuken mümkün değildir ve birbiriyle çelişir. Bu iki kurumun amaçları ve tabi oldukları koşullar birbirini dışlar. Tekerrür (TCK m. 58), sanığın daha önce işlediği bir suçtan dolayı mahkum olduktan sonra yeniden suç işlemesi, yani suç işlemekte 'kararlılık' göstermesi nedeniyle hakkında daha sıkı bir infaz rejiminin ve infaz sonrası denetimin uygulanmasını gerektiren bir güvenlik tedbiridir. Temelinde, failin 'tehlikelilik' hali ve ıslah olmazlığı varsayımı yatar. Cezanın ertelenmesi (TCK m. 51) ise, tam tersi bir varsayıma dayanır. Erteleme, sanığın 'suç işlemekten çekineceği konusunda bir kanaat oluşması' ve 'yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması' (TCK m. 51/1-b) halinde, sanığa bir şans daha vermek ve onu toplum içinde denetimle ıslah etmek amacıyla cezanın infazından vazgeçilmesidir. Yani, tekerrür 'ıslah olmazlık' ve 'tehlikelilik' karinesine, erteleme ise 'ıslah olabilirlik' ve 'pişmanlık' karinesine dayanır. Bir sanığın aynı anda hem suç işlemekte kararlı bir mükerrir olduğu hem de yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu bir kanaat uyandırdığı kabul edilemez. Bu mantıksal bir çelişkidir. Bu nedenle, bir sanık hakkında tekerrür koşulları oluşmuşsa, artık erteleme koşullarından olan 'yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat' oluşmamış demektir ve cezası ertelenemez. Yargıtay da bu iki kurumun bir arada uygulanamayacağını istikrarlı bir şekilde kabul etmektedir.