TCK m. 236 (Edimin İfasına Fesat Karıştırma) suçunun faili olabilecek kişiler, maddenin farklı bentlerine göre değişiklik göstermektedir. TCK m. 236/2-a ('başka mal teslimi') ve m. 236/2-c ('süresinde ifa edilmiş gibi kabul') bentleri açısından failin kimler olabileceğini karşılaştırarak açıklayınız. Yüklenicinin faillik durumu bu iki bentte nasıl farklılaşır?
Bu iki bent arasındaki en önemli faillik farkı, yüklenicinin (ihaleyi alan kişinin) doğrudan fail olup olamayacağı noktasındadır. TCK m. 236/2-a, 'ihale kararında veya sözleşmede niteliği belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi' eylemini düzenler. Bu bentte hem 'teslim etme' hem de 'kabul etme' eylemleri suç olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, sözleşmeye aykırı malı 'teslim eden' yüklenici veya temsilcisi ile bu malı bilerek 'kabul eden' kamu görevlisi, bu suçun müstakil failleri olabilirler. Her ikisi de özgü bir faillik niteliğine sahiptir (biri yüklenici, diğeri kabul görevlisi olarak). TCK m. 236/2-c ise, 'edimin süresinde ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi kabul edilmesi' eylemini düzenler. Bu bentte suç olarak tanımlanan eylem sadece 'kabul etme'dir. Edimin geç ifa edilmesi tek başına suç değildir. Suç, bu geç ifayı süresinde yapılmış gibi gösteren 'kabul' işlemidir. Bu kabul işlemini yapma yetkisi ise sadece kamu görevlisine (kabul komisyonu vb.) aittir. Dolayısıyla, bu bentteki suç, sadece kamu görevlisi tarafından işlenebilen bir 'özgü suç'tur. Yüklenici, bu suçun doğrudan faili olamaz; ancak kamu görevlisi failin eylemine azmettiren veya yardım eden olarak iştirak edebilir (TCK m. 40/2).