Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/2738 E. sayılı kararında, Irak'ta işlenen bir suç nedeniyle sanığın Adana'da ikamet etmesi gerekçesiyle Adana mahkemelerinin yetkili olduğuna işaret edilmiştir. Bu karar, CMK m. 14/1 ve m. 13/1 arasındaki ilişkiyi nasıl göstermektedir? Eğer sanık yakalanmış olsaydı, yetki nasıl belirlenirdi?
Bu karar, CMK m. 14/1 ve m. 13/1 arasındaki doğrudan atıf ilişkisini ve yetki sıralamasını göstermektedir. CMK m. 14/1, yabancı ülkede işlenen ve Türkiye'de yargılanması gereken suçlarda yetkinin, kural olarak CMK m. 13'e göre belirleneceğini söyler. CMK m. 13/1 ise, suç yeri belli olmadığında (ki yabancı ülkede işlenen suçlar için Türkiye'de bir 'suç yeri' yoktur, bu nedenle bu kural kıyasen uygulanır) yetkinin öncelikle 'şüphelinin veya sanığın yakalandığı yer', eğer yakalanmamışsa 'yerleşim yeri' mahkemesi olduğunu belirtir. Yargıtay 12. CD'nin kararında, sanığın yakalandığına dair bir bilgi olmadığı için, sıralamadaki ikinci kritere geçilmiştir. Sanığın yerleşim yeri (ikametgahı) MERNİS kayıtlarına göre Adana/Seyhan olduğu için, yetkili mahkemenin de Adana mahkemeleri olduğuna karar verilmiştir. Eğer sanık, örneğin İstanbul'da yakalanmış olsaydı, CMK m. 13/1'deki sıralama gereği 'yakalandığı yer' öncelikli olacağından, yerleşim yerine bakılmaksızın yetkili mahkeme İstanbul olurdu. Bu, CMK'nın yetki kurallarının pratik ve hiyerarşik bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.