5271 sayılı CMK m. 13/1, 'Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer... mahkemesi yetkilidir.' demektedir. Ezine'de yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışırken yakalanan ve ülkeye hangi noktadan girdikleri belli olmayan yabancı uyruklu şüpheliler hakkındaki davada, yetkili mahkemenin Ezine Mahkemesi olmasının hukuki dayanağı nedir? (Yargıtay 7. CD, 2009/16759 E. kararı ışığında açıklayınız.)
Bu durumda yetkili mahkemenin Ezine Mahkemesi olmasının hukuki dayanağı, CMK m. 13/1'de düzenlenen özel yetki kuralıdır. Kural olarak ceza davalarında yetki, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir (CMK m. 12). Ancak, Yargıtay 7. CD'nin kararına konu olayda olduğu gibi, 682 sayılı Pasaport Kanunu'na aykırılık suçunun (ülkeye yasa dışı giriş) nerede işlendiği belli değildir. Şüpheliler, ülke sınırlarının herhangi bir noktasından girmiş olabilirler. Bu durumda, ana yetki kuralı uygulanamaz ve CMK m. 13'teki özel yetki kuralları devreye girer. CMK m. 13/1, bu tür durumlarda yetkinin sırasıyla 'şüphelinin yakalandığı yer', 'yakalanmamışsa yerleşim yeri' olduğunu belirtir. Olayda şüpheliler Ezine'de yakalandıkları için, yetkili mahkeme de 'yakalandıkları yer' olan Ezine mahkemesidir. Bu kural, suçun işlendiği yerin belirsiz olduğu durumlarda, soruşturmanın ve kovuşturmanın sürüncemede kalmasını önlemek ve adli makamların bir an önce olaya el koymasını sağlamak için getirilmiş pratik bir çözümdür. Delillere en yakın yer veya faille en somut bağın kurulduğu yer olarak 'yakalanma yeri' kabul edilmiştir.