Bir özel güvenlik görevlisi, görev yaptığı AVM'de şüpheli hareketlerde bulunan bir kişiyi durdurur. 5188 s. Kanun m. 7'ye göre bu durumda 'kimlik sorma' yetkisi bulunmamaktadır. Ancak görevli, kişinin kimliğini ibraz etmemesi üzerine onu yakalar ve genel kolluğa haber verir. Bu yakalama işlemi, CMK m. 90 (suçüstü hali) veya 5188 s. Kanun m. 7'deki diğer yakalama yetkileri kapsamında hukuka uygun mudur? Kimlik ibraz etmemek tek başına 'suçüstü' hali oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96770

Bu durumda yakalama işleminin hukuka uygunluğu tartışmalıdır. Kimlik ibraz etmemek, Kabahatler Kanunu'na göre bir kabahattir (m. 40), ancak tek başına CMK m. 90 anlamında bir 'suçüstü' hali oluşturmaz. CMK m. 90, işlenmekte olan veya henüz işlenmiş bir 'suç' varlığında herkesin geçici yakalama yapmasına izin verir. Kişinin sadece şüpheli hareketlerde bulunması ve kimlik göstermemesi, somut bir suçun işlendiğine dair yeterli bir belirti değilse, CMK m. 90'a dayalı yakalama hukuka aykırı olabilir. Ancak, özel güvenlik görevlisinin yakalama yetkisi 5188 s. Kanun m. 7'de ayrıca düzenlenmiştir. Görevli, 'görev alanında, haklarında yakalama emri veya mahkumiyet kararı bulunan kişileri yakalama' (m. 7/d) veya 'kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla yakalama' (m. 7/ı) gibi yetkilere sahiptir. Eğer şüphelinin hareketleri, AVM'deki diğer insanlar için somut bir tehlike (saldırı, hırsızlık hazırlığı vb.) oluşturduğuna dair makul bir şüphe uyandırıyorsa, görevli m. 7/ı'daki 'tehlikeden korunma' amacıyla yakalama yetkisini kullanabilir. Ancak sadece kimlik ibraz etmemeye dayalı bir yakalama, yetkinin aşılması anlamına gelebilir ve hukuka aykırı olabilir. Olayın somut koşulları, şüphelinin hareketlerinin niteliği ve yarattığı tehlike algısı belirleyici olacaktır.