5271 sayılı CMK'nın 42/2. maddesine göre 'Eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir.' Bu düzenlemenin ardındaki kanun koyucunun amacı nedir? Kabul kararının kesin olmasının, karşı tarafın hakları açısından bir sakınca yaratıp yaratmayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96768

Bu düzenlemenin ardındaki temel amaç, usul ekonomisi ve lehe olan kararların istikrarını sağlamaktır. Eski hâle getirme talebinin kabulü, süreyi kaçıran tarafa hakkını kullanması için yeni bir fırsat tanıyan, 'lehe' ve 'hak doğurucu' bir karardır. Kanun koyucu, bu lehe karara karşı diğer tarafın itiraz etmesine izin vererek yargılamayı daha da uzatmak istememiştir. Kabul kararı, sadece kaçırılan usul işleminin (örn: temyiz dilekçesi verme) yapılmasına imkan tanır; davanın esasını çözmez. Davanın esası, bu usul işlemi yapıldıktan sonra yeniden ele alınacaktır. Bu nedenle, kabul kararının kesin olması, karşı tarafın esasa ilişkin savunma haklarını ortadan kaldırmaz. Karşı taraf, örneğin temyiz incelemesi sırasında kendi argümanlarını yine sunabilecektir. Ret kararının ise itiraza tabi olması, hakkı engellenen taraf için bir güvence niteliğindedir. Bu, hak arama hürriyetinin bir gereğidir. Kabul kararının kesin olmasının karşı taraf açısından yarattığı tek sakınca, yargılamanın bir miktar uzaması olabilir. Ancak bu sakınca, süreyi kusuru olmaksızın kaçıran tarafın hak kaybına uğraması riskine göre daha az önemli görülmüştür. Bu düzenleme, hakkaniyet ile usul ekonomisi arasında bir denge kurmayı amaçlamaktadır ve ceza muhakemesi hukukundaki genel eğilime de uygundur.