Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/20287 sayılı kararında, borcundan dolayı elektriği kesik olan sanığın, mührü açarak sayacından geçecek şekilde elektrik kullanması durumunda, 'karşılıksız yararlanma kastının' varlığının tespiti için hangi araştırmaların yapılması gerektiği belirtilmiştir? Sadece elektriği kesikken kullanmak, suç kastının varlığı için yeterli midir?
Sadece elektriği kesikken kullanmak, TCK m. 163/3'teki suçun (karşılıksız yararlanma) kastının varlığını ispatlamak için tek başına yeterli değildir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin kararında da belirtildiği gibi, bu suçun manevi unsurunun oluşabilmesi için failin 'karşılıksız yararlanma kastı' ile, yani tükettiği enerjinin bedelini ödememe niyetiyle hareket etmesi ve tüketim miktarının belirlenmesini engellemesi gerekir. Sanık, borcundan dolayı kesilen elektriği sayacından geçecek şekilde kullanmışsa, tüketim miktarı sayaç tarafından kaydedilmeye devam etmektedir. Bu durumda, 'tüketim miktarının belirlenmesini engelleme' unsuru tam olarak gerçekleşmemiş olabilir. Yargıtay, bu nedenle suç kastının tespiti için şu araştırmaların yapılmasını istemektedir: 1) Suç tarihinden önceki ve sonraki normal tüketim faturalarının (tüketim föyleri) getirtilmesi. 2) Gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak, konuttaki 'kurulu gücün' (elektrikli aletlerin toplam gücü) tespit edilmesi. 3) Bilirkişi raporu alınarak, kurulu güce göre normal bir kullanımda ne kadar elektrik tüketilmesi gerektiğinin hesaplanması ve bu miktarın, sanığın kaçak kullandığı dönemde sayaçtan geçen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığının karşılaştırılması. 4) Sayaca harici bir müdahale olup olmadığının belirlenmesi. Eğer sayaçtaki tüketim, normal kullanımla uyumlu ise, sanığın 'karşılıksız yararlanma' (yani bedelini ödememe) kastıyla değil, sadece abonelik ilişkisini hukuka aykırı olarak yeniden tesis etme (mühür bozma suçu ayrı bir konu) amacıyla hareket ettiği ve eylemin TCK m. 163/3 kapsamına girmeyip hukuki bir ihtilaf niteliğinde olduğu sonucuna varılabilir. Bu araştırma, suçun manevi unsurunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatı için zorunludur.