5271 sayılı CMK m. 273/1'in istinaf süresini tefhimle başlatan kısmının AYM tarafından iptal edilmesi, CMK m. 291'de düzenlenen 'temyiz' süresinin de tefhimle başlaması kuralı için emsal teşkil eder mi? 'Gerekçeli karar hakkı' ve 'mahkemeye erişim hakkı' temelindeki gerekçeler, temyiz kanun yolu için de aynen geçerli midir?
Evet, CMK m. 273/1'in iptaline ilişkin AYM kararı (E: 2022/144), CMK m. 291'deki temyiz süresinin tefhimle başlaması kuralı için de güçlü bir emsal teşkil eder. AYM'nin iptal kararının temelindeki gerekçeler, kanun yolunun türünden (istinaf veya temyiz) bağımsız, evrensel nitelikteki temel haklara dayanmaktadır. Bu gerekçeler şunlardır: 1) Gerekçeli Karar Hakkı: Bir taraf, gerekçesini bilmediği bir karara karşı etkili bir temyiz başvurusu yapamaz. Temyiz sebepleri (CMK m. 289), büyük ölçüde kararın hukuki gerekçesine yönelik olduğundan, gerekçeyi bilmeden temyiz dilekçesi hazırlamak, hakkın özünü zedeler. 2) Mahkemeye Etkili Erişim Hakkı: Gerekçesiz karara karşı kanun yoluna başvurmaya zorlanmak, mahkemeye erişim hakkını şekilsel bir hale getirir ve etkisiz kılar. 3) Ölçülülük ve Kanunilik: Temyiz süresinin de gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlatılması, aynı amaca (hukuki güvenlik ve yargılamanın hızlanması) hizmet eden daha hafif bir sınırlama yöntemidir. Mevcut durum, taraflara aşırı bir külfet yüklemektedir. Bu gerekçeler, kanun yolunun istinaf veya temyiz olmasına bakılmaksızın aynen geçerlidir. Dolayısıyla, CMK m. 291'deki benzer bir hükmün de aynı gerekçelerle Anayasa'ya aykırı olduğu ve gelecekteki bir başvuruda iptal edilme olasılığının çok yüksek olduğu söylenebilir. Nitekim makalede de bu hususa işaret edilmiştir.