Fetö'den yargılanıp HAGB alan bir devlet memuru veya memur adayının durumu, diğer suçlardan HAGB alanlara göre farklılık arz eder mi? 'Anayasal düzene karşı suçlar'ın 657 sayılı DMK m. 48/A-5'teki niteliği, bu farkı nasıl açıklar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96754

Evet, kesinlikle farklılık arz eder. Genel kural, HAGB kararının memuriyete engel olmamasıdır çünkü kesinleşmiş bir mahkumiyet değildir. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesinde sayılan 'yüz kızartıcı' ve 'devletin güvenliğine/anayasal düzene karşı' suçlardır. Bu maddede, bu tür suçlardan 'mahkum olmamak' şartı aranır ve bu suçlar için cezanın süresi veya ertelenip ertelenmediği önemli değildir. FETÖ üyeliği veya yardımı gibi suçlar, 'Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar' kategorisine girmektedir. HAGB, her ne kadar hukuki sonuç doğurmayan bir karar olsa da, temelinde sanığın 'suçu işlediğinin sabit olduğu' tespiti yatar. İdare ve Danıştay, özellikle devletin güvenliğini ve anayasal düzeni ilgilendiren bu tür hassas suçlarda, HAGB kararının varlığını, kişinin memuriyet için gereken 'güvenilirlik' ve 'sadakat' yükümlülüğünü zedeleyen bir 'maddi vakıa' olarak değerlendirme eğilimindedir. Yani, mahkumiyet olmasa bile, kişinin böyle bir eyleme karıştığına dair ceza mahkemesinin tespiti, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli görülebilmektedir. Bu nedenle, adi bir suçtan (örn: taksirle yaralama) alınan HAGB memuriyete engel olmazken, FETÖ gibi anayasal düzene karşı bir suçtan alınan HAGB, kişinin memuriyetle ilişiğinin kesilmesine veya memuriyete alınmamasına neden olmaktadır. Genel uygulama ve yargı içtihatları bu yöndedir.