Düşmüş bir HAGB kararının, kişinin özel güvenlik görevlisi (ÖGG) kimlik kartı almasına yönelik güvenlik soruşturmasında olumsuz bir etken olarak kullanılması hukuka uygun mudur? Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'ndeki 'ahlaki durum' gibi subjektif bir kriter, hukuken sonuç doğurmayan bir HAGB'ye dayandırılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96753

Düşmüş bir HAGB kararının, ÖGG kimlik kartı için yapılan güvenlik soruşturmasında olumsuz bir etken olarak kullanılması hukuka uygun değildir. CMK m. 231/10 uyarınca, denetim süresi sonunda verilen düşme kararı ile HAGB kararı ortadan kalkar ve sanık hakkında 'hiçbir hüküm ve sonuç doğurmaz'. Bu, kararın adli sicilden ve özel sistemden silinmesi ve kişinin o suç açısından hukuken 'temiz' sayılması demektir. Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'ndeki 'ahlaki durum' gibi geniş ve subjektif bir kriterin, hukuken var olmayan bir olguya (düşmüş HAGB) dayandırılması, idari işlemin 'sebep' unsurunu sakatlar. İdare, takdir yetkisini kullanırken objektif, somut ve hukuken geçerli verilere dayanmak zorundadır. Hukuken yok hükmünde olan bir karar, 'ahlaki durum'un olumsuz olduğuna dair somut bir veri olarak kabul edilemez. Bu tür bir uygulama, masumiyet karinesinin ve hukuki güvenlik ilkesinin ihlali anlamına gelir. Kişi, bu nedenle ÖGG kimlik kartı başvurusunun reddedilmesi halinde, idare mahkemesinde açacağı bir iptal davasında, idari işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve düşmüş bir HAGB kararının aleyhine kullanılamayacağı gerekçesiyle işlemin iptalini talep edebilir ve bu davayı kazanma olasılığı yüksektir.