Bir özel okulda öğretmen olarak görev yapan bir kişi, öğrencilerinden birine ait özel bir bilgiyi (örn: sağlık durumu) velisinin izni olmadan üçüncü bir kişiye açıklarsa, bu eylem TCK açısından nasıl nitelendirilir? Bu öğretmenin 5580 sayılı Kanun m. 9 uyarınca 'kamu görevlisi' sayılması, suçun niteliğini değiştirir mi?
Öğretmenin bu eylemi, TCK m. 136'da düzenlenen 'Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme' suçunu oluşturur. Öğrencinin sağlık durumu, 6698 sayılı KVKK'ya göre 'özel nitelikli kişisel veri'dir ve daha sıkı koruma altındadır. Bu verinin, velisinin (veri sahibinin yasal temsilcisi) rızası olmadan üçüncü bir kişiye açıklanması, 'hukuka aykırı olarak verme' unsurunu gerçekleştirir. Öğretmenin, 5580 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca ceza hukuku bakımından 'kamu görevlisi' sayılması, suçun niteliğini değiştirir ve eylemin TCK m. 137 uyarınca cezalandırılmasını gerektirir. TCK m. 137, m. 136'daki suçun, 'kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle' işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemiş ve cezanın artırılmasını öngörmüştür. Öğretmen, bu bilgiyi görevi (öğretmenlik) sırasında ve bu görevi nedeniyle elde etmiştir. Bu bilgiyi ifşa etmesi, görevinin verdiği yetki ve güvenin kötüye kullanılması anlamına gelir. Dolayısıyla, öğretmen basit fail olarak değil, nitelikli halden sorumlu tutulacaktır. Bu durum, kamu hizmeti yürüten kişilere, görevleri dolayısıyla edindikleri kişisel verileri koruma konusunda daha ağır bir sorumluluk yüklendiğini göstermektedir.