Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2022/15510 E. sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırarak duruşma açmaksızın doğrudan beraat kararı vermesi neden hukuka aykırı bulunmuştur? BAM'ın duruşma açmadan doğrudan beraat kararı verebileceği istisnai haller (CMK m. 303/1-a) ile delil değerlendirmesi gerektiren haller arasındaki ayrımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96751

Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin kararında BAM'ın eylemi, CMK'nın istinaf muhakemesine ilişkin kurallarının yanlış uygulanması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. CMK m. 280/1-a, BAM'ın ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp 'davanın esası hakkında yeniden hüküm kurmasını' öngörür. Ancak bu hükmün nasıl kurulacağı aynı maddenin devamında ve diğer ilgili maddelerde düzenlenmiştir. CMK m. 280/1-g, 'duruşma açılmasını gerektirmeyen' haller dışında BAM'ın duruşma açarak yeniden hüküm kurmasını emreder. BAM'ın duruşma açmaksızın doğrudan beraat kararı verebileceği istisnai hal, CMK m. 280/1-a'nın yollamasıyla CMK m. 303/1-a'da belirtilen durumdur. Bu durum, 'olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden', yani yeni bir delil toplanmasına, mevcut delillerin yeniden tartışılarak değerlendirilmesine gerek kalmaksızın, dosyadaki mevcut ve tartışmasız hukuki duruma göre derhal beraat kararı verilmesi gereken hallerdir. Örneğin, eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, sanığın yaş küçüklüğü nedeniyle ceza sorumluluğunun bulunmaması gibi. Ancak, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı, bir delil değerlendirmesine ve takdirine dayanıyorsa (tanık beyanları çelişkili, delillerin yorumu tartışmalı ise), BAM'ın bu delilleri yeniden değerlendirerek farklı bir sonuca (beraat) varabilmesi için mutlaka duruşma açması gerekir. Çünkü delillerin takdiri, sözlülük, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkeleri gereği duruşmada yapılır. Yargıtay'ın kararında eleştirilen husus, BAM'ın delil takdiri ve değerlendirmesi gerektiren bir durumda, bu zorunlu usulü atlayarak dosya üzerinden karar vermesidir.