Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/13941 E. sayılı kararında, sanığın süresi geçtikten sonra yaptığı temyiz istemi ve buna bağlı eski hale getirme talebi reddedilmiştir. Bir sanığın, yüzüne karşı tefhim edilen bir hükümden sonra, yasal süreyi kaçırması halinde 'eski hale getirme' (CMK m. 40) talebinde bulunabilmesi için hangi koşulu ispatlaması gerekir? Sadece 'unutma' veya 'ihmal' geçerli bir mazeret sayılabilir mi?
Bir sanığın, yasal süreyi kaçırdıktan sonra 'eski hale getirme' talebinde bulunabilmesi için, CMK m. 40/1'de belirtilen temel koşulu ispatlaması gerekir. Bu koşul, sürenin 'kusuru olmaksızın bir engele takılması' veya 'mücbir bir sebep' nedeniyle kaçırılmasıdır. Yani, sanığın süreyi kaçırmasında kendisine atfedilebilecek bir kusurunun bulunmaması esastır. Yargıtay 15. CD'nin kararındaki gibi, yüzüne karşı tefhim edilen bir hükümde temyiz süresi tefhimle başlar ve sanık bu süreyi bildiği varsayılır. Bu süreyi kaçıran sanığın eski hale getirme talebinin kabul edilmesi için, bu süre içinde temyiz başvurusunda bulunmasını engelleyen, kendi iradesi ve kusuru dışında gelişen bir olayı (örneğin, ani ve ağır bir hastalık, kaza geçirme, doğal afet nedeniyle mahkemeye ulaşamama gibi) delilleriyle birlikte ispatlaması gerekir. Sadece 'unutma', 'ihmal', 'iş yoğunluğu' veya 'kararı yanlış anlama' gibi subjektif ve kusura dayalı nedenler, CMK m. 40 anlamında geçerli bir engel (mazeret) olarak kabul edilmez. Eski hale getirme kurumu, hakların keyfi olarak veya ihmal sonucu kaybedilmesini telafi eden bir mekanizma değil, kişinin kusuru olmaksızın elinden alınan bir hakkı iade etmeyi amaçlayan istisnai bir yoldur.