Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2017/3730 E. sayılı kararında, tekerrüre esas alınan ilamın mahkemesinin ve ceza miktarının yanlış gösterilmesi, CMK m. 303 uyarınca 'düzeltilerek onama' sebebi sayılmıştır. Bu tür bir maddi hatanın Yargıtay tarafından düzeltilebilmesinin koşulları nelerdir ve bu, 'adil yargılanma hakkı' açısından bir sorun teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96749

Yargıtay'ın tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkeme veya ceza miktarı gibi bilgilerin yanlış yazılması şeklindeki bir maddi hatayı CMK m. 303 uyarınca düzelterek onamasının temel koşulu, bu hatanın 'yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen' ve 'mahkemenin takdirine ilişkin olmayan' nitelikte olmasıdır. Yani: 1) Tekerrüre esas alınması gereken doğru mahkumiyet kararının dosyada mevcut ve tartışmasız olması gerekir. 2) Yanlışlık, sadece hüküm fıkrasına bu doğru bilginin yanlış aktarılmasından kaynaklanan bir 'maddi hata' olmalıdır. 3) Hangi kararın tekerrüre esas alınacağı konusunda bir hukuki tartışma veya delil değerlendirmesi gerektirmemelidir. Bu koşullar altında Yargıtay'ın hatayı düzeltmesi, usul ekonomisine hizmet eder ve dosyanın gereksiz yere uzamasını önler. Bu durum, 'adil yargılanma hakkı' açısından bir sorun teşkil etmez. Aksine, adil yargılanmanın bir unsuru olan 'makul sürede yargılanma' hakkına hizmet eder. Sanığın, hangi mahkumiyetinin tekerrüre esas alındığını bilme ve buna itiraz etme hakkı vardır. Yargıtay'ın yaptığı düzeltme, bu hakkı ortadan kaldırmaz; sadece hükümdeki bariz bir maddi hatayı, dosyadaki doğru bilgiye uygun hale getirir. Sanık, bu düzeltmeye karşı da (eğer koşulları varsa) karar düzeltme gibi yollara başvurabilir. Dolayısıyla, bu uygulama adil yargılanma hakkını ihlal etmez, bilakis yargılamayı daha etkin kılar.