5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca verilen bir HAGB kararının, aynı kanunun 'Hüküm' başlıklı 223. maddesi karşısındaki hukuki niteliği nedir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/379 E. sayılı kararında, bir HAGB kararının neden tekerrüre esas alınamayacağı belirtilmiştir? Bu durumun temel sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96748

CMK m. 223, bir ceza yargılaması sonunda verilebilecek 'hüküm' türlerini (beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbiri, davanın reddi, düşme kararı) sınırlı sayıda (numerus clausus) saymıştır. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı, CMK m. 231'de düzenlenmiş olup, m. 223'te sayılan bir 'hüküm' değildir. HAGB, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının ve hukuki sonuç doğurmasının 5 yıllık bir denetim süresi boyunca ertelenmesidir. Denetim süresi sonunda koşullar yerine getirilirse, hüküm ortadan kaldırılarak 'düşme kararı' verilir. İşte bu düşme kararı bir hükümdür. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin kararında da belirtildiği gibi, HAGB kararının TCK m. 58 uyarınca tekerrüre esas alınamamasının temel sebebi budur. Tekerrürün oluşabilmesi için, sanığın daha önce işlediği bir suçtan dolayı hakkında verilmiş ve 'kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü' bulunması gerekir. HAGB kararı, kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığından, bu şartı sağlamaz. Bu nedenle, bir kişinin adli sicil kaydında görünen HAGB kararı, sonraki bir suç için tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak teşkil edemez. Bu yönde bir uygulama, kanuna açıkça aykırıdır ve Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılmaktadır.