Bir özel güvenlik görevlisi, 5188 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sayılan yetkili olduğu bir alanda (örneğin bir konser girişinde) kimlik sorma yetkisini kullanmıştır. Elde ettiği bu kimlik bilgisini (kişisel veriyi) kayıt altına alabilmesi için 5188 sayılı Kanun'da açık bir hüküm var mıdır? Böyle bir durumda kayıt işleminin hukuki dayanağı ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96740

5188 sayılı Kanun'un 7. maddesi, özel güvenlik görevlisine belirli yerlerde 'kimlik sorma' yetkisi tanımakla birlikte, sorulan bu kimlik bilgisinin 'kayıt altına alınabileceğine' dair açık bir hüküm içermemektedir. Kanun, yetkiyi 'sorma' ile sınırlamış görünmektedir. Bu durumda, kayıt işleminin hukuki dayanağının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda (KVKK) aranması gerekir. KVKK m. 5'e göre asıl olan 'açık rıza'dır. Eğer kişi, kimlik bilgisinin kaydedilmesine açık rıza gösterirse, işlem hukuka uygun hale gelir. Rıza yoksa, KVKK m. 5/2'deki istisnai şartlara bakılmalıdır. Bu şartlardan en olası dayanak, (b) bendindeki 'bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması' veya (f) bendindeki 'veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlemenin zorunlu olması' olabilir. Konser organizatörünün (veri sorumlusu), kamu düzenini ve katılımcıların güvenliğini sağlama şeklindeki 'meşru menfaati' veya olası bir güvenlik tehdidinde 'başkalarının hayatını koruma' zorunluluğu, kimlik bilgilerinin kaydedilmesini meşru kılabilir. Ancak bu durumda dahi 'ölçülülük' ilkesi gereği, gereksiz veri toplanmamalı ve veriler amacı aşan şekilde kullanılmamalıdır. Sonuç olarak, kayıt yetkisi doğrudan 5188 sayılı Kanun'dan değil, KVKK'daki hukuka uygunluk sebeplerinin yorumlanmasından kaynaklanabilir.