5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'na tabi bir özel okul, 'kamu hizmeti' yürütmesine rağmen hukuki statü olarak 'kamu kurumu' sayılır mı? Anayasa Mahkemesi'nin 12.04.1999 tarihli kararında belirtilen 'hizmetin kamusal niteliğini koruması' için aranan temel şart nedir ve bu, özel okulların idareyle ilişkisini nasıl şekillendirir?
Hayır, 5580 sayılı Kanuna tabi bir özel okul, 'kamu hizmeti' yürütmesine rağmen hukuki statü olarak 'kamu kurumu' sayılmaz. Kamu kurumu olabilmek için devletten ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmak gerekirken, özel okullar özel hukuk tüzel kişileridir (genellikle şirket veya vakıf). Ancak yürüttükleri eğitim-öğretim faaliyeti, niteliği itibarıyla bir kamu hizmetidir. Anayasa Mahkemesi'nin 12.04.1999 tarihli (E. 1990/4, K. 1990/6) kararında vurgulandığı üzere, özel hukuk kişileri tarafından yürütülen bir hizmetin 'kamusal niteliğini koruması' için aranan temel şart, 'kamu kurum ve kuruluşlarının gözetim ve denetimleriyle hizmeti yönlendirme yetkilerinin var olmasıdır'. Bu ilke, Anayasa'nın 42. maddesindeki 'Eğitim ve öğretim... Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır' hükmünden kaynaklanır. Bu durum, özel okulların idareyle (Milli Eğitim Bakanlığı) ilişkisini şekillendirir: Özel okullar, idareden kurum açma izni almak zorundadır (5580 s. Kanun m. 3), Bakanlığın sürekli denetim ve gözetimi altındadırlar (m. 11) ve eğitim-öğretim, yönetim ve disiplin uygulamaları yönünden resmi okullardaki mevzuata büyük ölçüde tabidirler. Yani, özel hukuk statüsünde olmalarına rağmen, yürüttükleri kamu hizmeti nedeniyle idarenin yoğun bir denetim ve düzenleme yetkisine maruz kalırlar.