CMK m. 13/3, 'Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir' demektedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2013/19067 E. sayılı kararında, şehirlerarası otobüste işlenen ve yeri tam olarak tespit edilemeyen hırsızlık suçunda yetkili mahkemenin 'ilk usul işleminin yapıldığı yer' olarak belirlenmesinin mantığını açıklayınız. 'İlk usul işlemi' nden ne anlaşılmalıdır?
CMK'daki yetki kuralları, delillerin en kolay ve sağlıklı toplanabileceği yeri esas alır. Ana kural suçun işlendiği yerdir (CMK m. 12). Ancak, Yargıtay 2. CD'nin 2013/19067 E. kararındaki gibi, hareket halindeki bir otobüste işlenen ve tam olarak hangi il/ilçe sınırları içinde işlendiği bilinmeyen suçlarda, suç yeri belirsizdir. Bu durumda CMK m. 13'teki özel yetki kuralları devreye girer: şüphelinin yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri. Olayda şüpheli meçhul olduğu için bu kurallar da uygulanamaz. İşte bu noktada, CMK m. 13/3, son bir yetki kuralı olarak 'ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi'ni yetkili kılar. Bu kuralın mantığı, soruşturmanın bir an önce bir adli makam tarafından sahiplenilmesi, delillerin kaybolmasının önlenmesi ve adli sürecin sürüncemede kalmamasıdır. 'İlk usul işlemi'nden anlaşılması gereken, suçun işlendiği ihbar veya şikayet üzerine, bir Cumhuriyet savcısının veya onun talimatıyla kolluğun yaptığı ilk soruşturma faaliyetidir. Bu, müştekinin ifadesinin alınması, olay yeri incelemesi yapılması, şikayet dilekçesinin kayda alınması gibi işlemler olabilir. Karara konu olayda, müşteki hırsızlığı Bursa'ya vardığında fark edip şikayetçi olmuş ve ilk ifade burada alınmıştır. Dolayısıyla, suç yeri ve fail belli olmadığından, yetkili yer, ilk soruşturma işleminin yapıldığı Bursa'dır. Bu, pratik bir çözüm sunan ve yetki uyuşmazlıklarını önlemeyi amaçlayan bir usul kuralıdır.