5188 sayılı Kanun'un 7. maddesi özel güvenlik görevlilerinin yetkilerini sayarken, aynı kanunun 23. maddesi bu görevlilerin görevleriyle bağlantılı işledikleri suçlardan dolayı 'kamu görevlisi gibi' cezalandırılacağını hükme bağlamıştır. Bir siteye giriş yapan ziyaretçinin kimlik bilgilerini rızası dışında bir deftere kaydeden özel güvenlik görevlisinin eylemi, hangi suçu oluşturabilir? Bu suçun TCK m. 137 (Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme suçunun nitelikli hali) açısından değerlendirilmesi mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96727

Bir özel güvenlik görevlisinin, 5188 sayılı Kanun'da sayılan yetkili olduğu alanlar (konser, terminal vb.) dışında, bir site girişinde ziyaretçinin kimlik bilgilerini rızası dışında kaydetmesi, 'Kişisel Verilerin Kaydedilmesi' suçunu (TCK m. 135) oluşturur. Bu suçun oluşması için hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi yeterlidir. Ziyaretçinin rızasının olmaması, eylemi hukuka aykırı kılar. 5188 sayılı Kanun'un 23. maddesi gereğince, özel güvenlik görevlisi bu suçu 'göreviyle bağlantılı olarak' işlediğinden, eylemi TCK m. 137 kapsamında değerlendirilecektir. TCK m. 137, TCK m. 135 ve 136'daki suçların 'kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle' işlenmesi halinde cezayı artıran bir nitelikli haldir. Özel güvenlik görevlisi, 5188 s. Kanun m. 23 uyarınca bu suçlar bakımından kamu görevlisi sayıldığından ve site güvenliği görevini yerine getirirken bu eylemi gerçekleştirdiğinden, fiili görevinin verdiği (veya öyle algılanan) yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlemiş olur. Dolayısıyla, eylem TCK m. 135'in temel şekliyle değil, TCK m. 137'de düzenlenen nitelikli haliyle cezalandırılmalıdır. Bu durum, özel güvenlik görevlilerinin kişisel verilerin korunması konusundaki sorumluluğunun ağırlığını göstermektedir.