Bir ceza davasında verilen HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararı, aynı olaya dayalı olarak açılacak bir hukuk davasında 'maddi vakıa' olarak ne ölçüde dikkate alınabilir? Hukuk hakiminin, ceza mahkemesinin HAGB kararındaki 'suçun sanık tarafından işlendiği sabittir' şeklindeki tespitiyle bağlılığı var mıdır? Bu durumu, BK m. 74 (eski BK m. 53) çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96725

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), CMK m. 231 uyarınca sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayan, kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü niteliğinde olmayan bir karardır. Bu nedenle, hukuk hakimi bu kararla bağlı değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (eski BK m. 53), hukuk hakiminin, ceza mahkemesinin 'mahkumiyet' kararıyla bağlı olmadığını, ancak 'maddi vakıalar' ve 'kusurun ağırlığı' konularında ceza mahkemesinin tespitiyle bağlı olduğunu düzenler. HAGB, bir mahkumiyet kararı olmadığından, BK m. 74'ün 'mahkumiyet kararı'na ilişkin bağlayıcılık kuralı burada işlemez. Ancak, bu durum hukuk hakiminin HAGB kararının verildiği ceza dosyasındaki delilleri ve maddi vakıa tespitlerini tamamen göz ardı edeceği anlamına gelmez. Hukuk hakimi, HAGB kararının kendisiyle değil, ancak o karara ulaşılırken ceza mahkemesinin topladığı deliller (tanık beyanları, bilirkişi raporları, belgeler vb.) ve bu delillere dayanarak ulaştığı 'maddi vakıa' tespitiyle (örneğin, hakaret içeren sözlerin söylendiği, fiili saldırının gerçekleştiği gibi) bağlıdır. Hukuk hakimi, bu maddi vakıaları kendi takdir süzgecinden geçirerek, haksız fiilin unsurlarının (hukuka aykırılık, zarar, illiyet bağı, kusur) oluşup oluşmadığını bağımsız olarak değerlendirir. Özetle, HAGB kararı hukuk hakimini bağlamaz, ancak karara dayanak olan ve ceza dosyasında ispatlanmış maddi olgular, hukuk davasında güçlü bir delil teşkil eder ve hukuk hakimi tarafından dikkate alınır.