Avukatlık Kanunu m. 2/3, kamu kurumlarının avukatlara görevlerini yerine getirirken yardımcı olma ve bilgi-belge sunma yükümlülüğünü düzenlemektedir. 'Özel Hukuk Kişilerinin Öğretim Hizmeti Vermesi' başlıklı makaledeki argümanlar çerçevesinde, 5580 sayılı Kanuna tabi bir özel okul, 'diğer kamu kurum ve kuruluşları' kapsamında değerlendirilerek bu madde uyarınca bir avukata, vekaletname ibrazı karşılığında öğrenciyle ilgili bir disiplin soruşturması dosyasını incelemesine sunmakla yükümlü müdür? Tartışınız.
Bu soru, 'kamu kurumu' kavramının fonksiyonel yorumlanıp yorumlanamayacağı ile ilgilidir. Avukatlık Kanunu m. 2/3, lafzi olarak 'kamu kurum ve kuruluşları'ndan bahseder. Bir özel okul, hukuki statüsü itibarıyla özel hukuk tüzel kişisidir, kamu tüzel kişisi değildir. Ancak, makalede de vurgulandığı üzere, özel okullar Anayasa m. 42 uyarınca Devletin gözetim ve denetimi altında bir 'kamu hizmeti' olan eğitim-öğretim faaliyetini yürütmektedir. Ayrıca, çalışanları ceza hukuku bakımından 'kamu görevlisi' sayılmaktadır (5580 s. Kanun m. 9). Bu fonksiyonel kamu hizmeti niteliği, özel okulun Avukatlık Kanunu m. 2/3 kapsamında bir 'kamu kurumu gibi' hareket etme yükümlülüğü altına sokup sokmadığı tartışmasını doğurur. Bir görüşe göre, kanun lafzı nettir ve özel okullar bu kapsama girmez. Karşı ve daha amaca yönelik (teleolojik) yoruma göre ise, avukatlığın kamusal niteliği ve adaletin tecellisine hizmet etme fonksiyonu göz önüne alındığında, kamu hizmeti yürüten ve bu hizmetle ilgili kamusal yetkiler (disiplin soruşturması gibi) kullanan özel okulların da, yürüttükleri kamu hizmetiyle sınırlı olarak bu madde kapsamına girdiği savunulabilir. Öğrenci hakkında yürütülen bir disiplin soruşturması, okulun ifa ettiği kamu hizmetinin bir parçasıdır. Bu nedenle, avukatın müvekkilinin haklarını savunabilmesi için bu dosyaya erişiminin, m. 2/3'ün ruhuna ve amacına uygun olacağı güçlü bir şekilde iddia edilebilir. Nihai karar yargı içtihatlarıyla şekillenecek olsa da, fonksiyonel yorum bu yükümlülüğün varlığını desteklemektedir.