Anayasa Mahkemesi'nin 'Zekeriya Sevim' kararında (2018/18989 B.N.) ve bu karara ilişkin makale analizinde, tanık beyanının mahkumiyette 'belirleyici' delil olup olmadığının tespiti önemli bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Yargılamayı yapan bir mahkeme, sanığın sorgulama imkanı bulamadığı bir tanığın beyanının 'belirleyici delil' olmadığını tespit ederse, tanığı duruşmada dinleme yükümlülüğünden tamamen kurtulur mu? Bu durum, 'tanığın hazır edilmemesi için geçerli bir nedenin bulunması' koşuluyla nasıl bir etkileşim içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96721

AYM'nin Zekeriya Sevim kararında ve ilgili makale analizinde ortaya konan üç aşamalı test (İHAM içtihatlarına paralel olarak: 1- Hazır etmemek için geçerli neden var mı? 2- Beyan belirleyici delil mi? 3- Telafi edici güvenceler sağlandı mı?) bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Mahkemenin, sanığın sorgulama imkanı bulamadığı bir tanığın beyanının 'belirleyici delil' olmadığını tespit etmesi, onu tanığı dinleme yükümlülüğünden otomatik olarak kurtarmaz. Yargı makamları, ilke olarak, aleyhe tanıklık yapan kişileri duruşmaya getirmek için makul olan her türlü çabayı göstermelidir. 'Tanığın hazır edilmemesi için geçerli bir nedenin bulunması' (örneğin ölmesi, ağır hasta olması, tüm aramalara rağmen bulunamaması) koşulu, 'beyanın belirleyiciliği' koşulundan bağımsız ve öncelikli bir adımdır. Eğer mahkeme, tanığı getirmek için yeterli çabayı göstermemişse, yani geçerli bir nedeni yoksa, bu durum tek başına adil yargılanma hakkının usuli bir ihlalini oluşturabilir. Beyanın belirleyici olup olmaması, bu ihlalin yargılamanın bütünü üzerindeki etkisinin ağırlığını ölçmede bir kriter olur. Eğer beyan belirleyici değilse, ihlal sonuca etkili görülmeyebilir. Ancak beyan belirleyici ise, hem geçerli nedenin olmaması hem de beyanın belirleyici olması durumu, kesin bir hak ihlaline yol açar. Özetle, mahkeme, beyanın belirleyici olmadığını düşünse bile, tanığı makul çabayla duruşmaya getirme yükümlülüğünden muaf değildir. Ancak bu yükümlülüğe uymamasının sonuçları, beyanın delil değeri ve belirleyiciliğine göre değişecektir.