CMK m. 42/1, 'Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.' demektedir. Süresi geçirilen bir temyiz başvurusu için sunulan eski hâle getirme talebi hakkında karar verme yetkisi yerel mahkemeye mi, yoksa Yargıtay'a mı aittir? Yargıtay'ın yerleşik içtihadını (örneğin, YCGK 2016/1141 E. veya 4. CD 2016/17248 E. kararları) referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96710

CMK m. 42/1'deki düzenleme, ilk bakışta kafa karıştırıcı olsa da Yargıtay'ın yerleşik ve istikrarlı içtihadı bu konuda nettir. Kural, 'süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse' şeklinde belirlenmiştir. Temyiz süresi kaçırıldığında, eğer süre kaçırılmasaydı temyiz dilekçesi verilecek ve dosyanın esası hakkında karar verecek olan mercii Yargıtay olacaktı. Dolayısıyla, bu kural uyarınca, temyiz süresinin kaçırılmasına ilişkin eski hâle getirme taleplerini inceleme ve karara bağlama yetkisi Yargıtay'a aittir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/1141 E. ve 4. Ceza Dairesi'nin 2016/17248 E. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, yerel mahkemenin bu konuda verdiği 'temyiz talebinin süreden reddi' veya 'eski hâle getirme talebinin kabulü/reddi' şeklindeki ek kararlar hukuken 'yok hükmünde' sayılır. Yargıtay, dosyayı incelediğinde öncelikle eski hâle getirme talebini kendisi değerlendirir. Talebi yerinde görürse, temyizi süresinde kabul ederek esas incelemesine geçer. Talebi yerinde görmezse, eski hâle getirme talebini reddederek temyiz isteminin de süre aşımı nedeniyle reddine karar verir. Bu uygulama, usul işleminin yapılacağı merciin yetkisini koruma amacına dayanır.