Anayasa Mahkemesi'nin 26.07.2023 tarihli kararıyla (E: 2022/144, K: 2023/137), CMK m. 273/1'de yer alan '...hükmün açıklanmasından itibaren...' ibaresi neden iptal edilmiştir? Bu iptal kararının temelinde yatan 'gerekçeli karar hakkı' ve 'mahkemeye erişim hakkı' arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Uygulamadaki 'süre tutum dilekçesi' pratiği bu iptal kararında nasıl bir rol oynamıştır?
Anayasa Mahkemesi, CMK m. 273/1'deki 'hükmün açıklanmasından itibaren' ibaresini, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'hak arama hürriyeti' ve bu kapsamdaki 'gerekçeli karar hakkı' ile 'mahkemeye erişim hakkı'na aykırı olduğu için iptal etmiştir. İptalin temel gerekçesi şudur: Ceza yargılamasında hüküm, çoğu zaman sadece sonuç (hüküm fıkrası) okunarak tefhim edilmekte, gerekçeli karar ise CMK m. 232/3 uyarınca 15 gün içinde yazılmaktadır. İstinaf süresinin, gerekçesi henüz bilinmeyen bir kararın tefhiminden itibaren başlatılması, tarafın hangi hukuki ve fiili sebeplere dayanarak kanun yoluna başvuracağını bilmeden, sadece süreyi kaçırmamak için 'süre tutum dilekçesi' vermesine neden olmaktadır. Bu durum, mahkemeye erişim hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını engellemektedir. Gerekçeli karar hakkı, mahkemeye erişim hakkının bir unsuru ve ön koşuludur; çünkü bir kararın gerekçesini bilmeden o karara karşı etkili bir savunma ve itiraz geliştirmek mümkün değildir. AYM, gerekçeyi bilmeden kanun yoluna başvurmaya zorlanmanın, kişilere aşırı bir külfet yüklediğini ve mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz bir şekilde sınırladığını belirtmiştir. 'Süre tutum dilekçesi' pratiği, kanundaki bu sorunu fiilen aşmak için geliştirilmiş bir yöntem olsa da, AYM bu pratiğin kendisinin, hakkın etkin kullanımını sağlamadığını ve kanuni bir güvence olmadığını vurgulamıştır. İptal kararı, istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliği ile başlaması yönünde bir yasal düzenleme yapılması için kanun koyucuya bir yıl süre tanımıştır.