HMK Madde 301/3, tarafların elindeki hüküm nüshalarının farklı olması halinde 'karar kartonundaki esas alınır' demektedir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/17297 E. sayılı kararında vurgulanan 'kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması' durumu, HMK m.301/3'teki uyuşmazlık çözüm mekanizması ile nasıl bir ilişki içindedir? Kısa karardaki bir hükmün gerekçeli kararda farklı yazılması, bir 'hüküm nüshası farklılığı' olarak değerlendirilebilir mi, yoksa bu durum daha temel bir usul ihlali olan 'hâkimin davadan el çekmesi' ilkesinin ihlali midir? Tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96702

HMK m. 301/3, hükmün yazılıp imzalandıktan sonra oluşturulan nüshalar arasındaki maddi, kopyalama hatalarını çözmeye yönelik bir mekanizmadır. Yani, tek ve tutarlı bir hükmün farklı kopyaları arasında bir uyuşmazlık olduğunda, mahkeme dosyasındaki asıl nüshaya (karar kartonu) başvurulur. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/17297 E. sayılı kararında ve 10.04.1992 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararında ele alınan 'kısa karar - gerekçeli karar çelişkisi' ise çok daha temel bir usul ihlalidir. Hâkim, kısa kararı tefhim etmekle (HMK m. 294) davadan elini çeker ve bu kararını değiştiremez. Sonradan yazılan gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara tamamen uygun olması zorunludur. Bu bir 'nüsha farklılığı' değil, hükmün kendisindeki bir tutarsızlık ve çelişkidir. Bu durum, Anayasa'nın 141. maddesindeki yargılamanın aleniyeti ve kararların gerekçeli olması ilkesine aykırıdır. Dolayısıyla, HMK m. 301/3 bu tür bir çelişkiyi çözmek için uygulanamaz. Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki, Yargıtay'ın resen dikkate alması gereken mutlak bir bozma sebebidir ve 'karar kartonundaki esas alınır' denilerek düzeltilemez.