CMK m.12/1, davaya bakmada yetkinin 'suçun işlendiği yer mahkemesine' ait olduğunu belirtir. İnternet üzerinden işlenen bir suçta (örneğin, hakaret veya dolandırıcılık), 'suçun işlendiği yer' nasıl tespit edilir? Yargıtay'ın bu konudaki farklı yaklaşımlarını açıklayınız.
İnternet üzerinden işlenen suçlarda 'suçun işlendiği yer' tespiti, suçun niteliğine göre Yargıtay tarafından farklı şekillerde yorumlanmaktadır. Bu konuda yerleşik tek bir kural olmamakla birlikte, başlıca yaklaşımlar şunlardır: 1) Hareketin Yapıldığı Yer: Bir görüşe göre, suçun işlendiği yer, failin suçu oluşturan veriyi (hakaret içeriği, dolandırıcılık ilanı vb.) internete yüklediği veya gönderdiği yerdir. Bu, 'hareket teorisine' dayanan bir yaklaşımdır. 2) Neticenin Gerçekleştiği Yer: Diğer bir görüşe göre, suçun işlendiği yer, neticenin gerçekleştiği yerdir. a) Kesintisiz Suçlarda: Hakaret gibi suçlarda, içeriğin internet ortamında erişilebilir olduğu her yer, suçun işlendiği yer olarak kabul edilebilir. Bu, 'kesintisiz suç' mantığıdır ve mağdurun içeriği öğrendiği yerin de yetkili olması sonucunu doğurur. b) Dolandırıcılık Suçunda: Dolandırıcılıkta netice, haksız menfaatin temin edildiği yerdir. Bu, genellikle failin banka hesabının bulunduğu yer veya paranın faile ulaştığı yer olarak kabul edilir. Yargıtay, özellikle dolandırıcılık suçlarında, neticenin gerçekleştiği, yani menfaatin temin edildiği yer mahkemesini yetkili kabul etme eğilimindedir. Hakaret gibi suçlarda ise mağdurun yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğuna dair kararlar da bulunmaktadır. Bu konu, teknolojinin yarattığı zorluklar nedeniyle içtihatlarla şekillenmeye devam etmektedir.