Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2017/3730 E. sayılı kararında, çocuk sanık hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı neden inceleme dışı bırakılmıştır? Bu durum, ceza muhakemesinde kanun yoluna başvuru usulünün hangi temel ilkesini yansıtmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96698

Kararda, çocuk sanık hakkında verilen karar, 'usulüne uygun açılmış bir temyiz davası bulunmadığından' inceleme dışı bırakılmıştır. Kararın içeriğinden, suça sürüklenen çocuğun kendisinin 'cezasının onaylanmasını' talep ettiği, müdafiinin ise hiç temyiz başvurusunda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, ceza muhakemesinde kanun yoluna başvurunun 'talep üzerine' ve 'ilgili tarafından' yapılması gerektiği ilkesini yansıtmaktadır. Bir kararın üst mahkeme tarafından incelenebilmesi için, kanunda bu hakka sahip olan kişilerden (sanık, müdafii, katılan, savcı) birinin, yasal süre içinde usulüne uygun olarak kanun yolu başvurusunda bulunması gerekir. Sanık, açıkça cezasının onaylanmasını isteyerek temyiz hakkından zımnen feragat etmiş, müdafii de bu yola başvurmamıştır. Ortada bir temyiz talebi ve davası olmadığından, Yargıtay'ın o sanık yönünden dosyayı inceleme yetkisi ve görevi yoktur. Bu nedenle, o sanığa ilişkin karar 'inceleme dışı' bırakılarak, sadece temyiz talebinde bulunan diğer sanık yönünden inceleme yapılmıştır. Bu, 'talep olmadan dava olmaz' (ne eat iudex ex officio) ilkesinin kanun yolu aşamasındaki bir yansımasıdır.