Karşılıksız yararlanma suçunda (TCK m.163), fiilin 'abonelik esasına göre yararlanılabilen' bir hizmete yönelik olması şartı, bu suçun konusunu nasıl sınırlandırmaktadır? Örneğin, bir halka açık parktaki umumi çeşmeden su almak bu suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96694

TCK m.163/3'teki 'abonelik esasına göre yararlanılabilen' ifadesi, suçun konusunu önemli ölçüde sınırlandırır. Bu ifade, hizmetten yararlanmak için, hizmeti sunan kurum ile yararlanan kişi arasında önceden bir hukuki ilişki (abonelik sözleşmesi) kurulmasının zorunlu olduğu hizmetleri kapsar. Elektrik, konutlara verilen şebeke suyu ve doğal gaz bu niteliktedir. Bu hizmetlerde, tüketim bireysel olarak ölçülür (sayaç) ve bedeli periyodik olarak faturalandırılır. Bu şart, suçun konusunu, bedeli peşin veya önceden ödenerek ya da bireysel bir sözleşmeye dayanılarak alınan hizmetlerle sınırlar. Bu nedenle, bir halka açık parktaki umumi çeşmeden su almak bu suçu oluşturmaz. Çünkü parktaki çeşme, 'abonelik esasına göre' sunulan bir hizmet değildir. Bu su, kamuya bedelsiz olarak sunulmuştur ve tüketimi bireysel olarak ölçülmemektedir. Dolayısıyla, bu hizmetten yararlanmak için bir sözleşme veya abonelik gerekmediğinden, TCK m.163/3'ün uygulama alanına girmez. Suçun oluşması için, bireysel tüketimi ölçen bir mekanizmayı aldatarak veya devre dışı bırakarak, normalde bedeli ödenecek bir hizmetten bedelsiz yararlanmak gerekir.