TCK m.158/1-h kapsamında, bir şirketin resmi olarak yöneticisi olmayan ancak fiilen 'şirket adına hareket eden' bir kişinin, bu sıfatının ispatında hangi deliller kullanılabilir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
Yargıtay, 'şirket adına hareket etme' sıfatının tespitinde şekli unvanlara değil, fiili duruma ve somut delillere bakar. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin K.2020/5228 sayılı kararında da bu delillere işaret edilmiştir. Bu sıfatın ispatında kullanılabilecek deliller şunlardır: 1) Mağdur ve Tanık Beyanları: Mağdurların ve diğer tanıkların, sanığın kendisini şirket yetkilisi olarak tanıttığına, şirket adına pazarlık yaptığına, sözleşme müzakerelerini yürüttüğüne dair beyanları en önemli delillerdendir. 2) Kurumsal Belgeler ve Materyaller: Sanığın isminin veya iletişim bilgilerinin şirketin kartvizitinde, antetli kağıdında, web sitesinde veya tanıtım broşürlerinde yer alması. 3) Şirket İçi Yazışmalar ve Talimatlar: Sanığın şirket çalışanlarına talimat verdiğini, şirket e-posta adresini kullandığını veya şirket adına yazışmalar yaptığını gösteren belgeler. 4) Fiili Eylemler: Sanığın, katılanlara şirketin projesini sunması, şirket adına ödeme alması veya teslimat yapması gibi şirketin ticari faaliyetlerine fiilen katıldığını gösteren her türlü eylem. Yargıtay'a göre, bu tür delillerle sanığın şirket işleriyle fiilen ilgilendiği ve üçüncü kişiler nezdinde şirketi temsil ettiği izlenimini yarattığı kanıtlandığında, resmi bir unvanı olmasa bile 'şirket adına hareket eden' kişi olarak kabul edilir ve TCK m.158/1-h'den sorumlu tutulur.