5188 sayılı Kanun m.23'e göre özel güvenlik görevlilerinin görevleriyle bağlantılı işledikleri suçlardan 'kamu görevlisi gibi' cezalandırılması, bu görevliler hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca 'soruşturma izni' alınması gerektiği anlamına gelir mi?
Hayır, bu anlama gelmez. 5188 sayılı Kanun m.23'teki 'kamu görevlisi gibi cezalandırılma' kuralı, sadece maddi ceza hukukunun (TCK'nın) uygulanması açısından bir eşitleme yapar. Bu, onların usul hukuku açısından da memur sayılacağı anlamına gelmez. 4483 sayılı Kanun, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin 'görevleri sebebiyle' işledikleri suçlardan dolayı haklarında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılabilmesi için yetkili amirden 'soruşturma izni' alınması şartını getiren özel bir usul kanunudur. Özel güvenlik görevlileri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi bir memur veya 4483 sayılı Kanun'un kapsamına giren bir 'diğer kamu görevlisi' statüsünde değildir. Onlar özel hukuk iş sözleşmesiyle çalışırlar. Dolayısıyla, bir özel güvenlik görevlisi göreviyle ilgili bir suç işlediğinde, hakkında soruşturma yapılması için 4483 sayılı Kanun uyarınca bir soruşturma izni alınmasına gerek yoktur. Cumhuriyet savcısı, suçu öğrendiğinde doğrudan soruşturma başlatabilir. M.23'teki düzenleme, sadece açılacak bu davanın sonunda verilecek cezanın tayininde TCK'nın kamu görevlilerine ilişkin hükümlerinin uygulanacağını ifade eder.