HAGB kararının denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi halinde, bu yeni suçtan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi mi gerekir, yoksa dava açılması yeterli midir? Bu konuda CMK m.231/11'in lafzı ile Yargıtay uygulaması arasındaki ilişkiyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96686

CMK m.231/11'in lafzı, 'Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi... halinde, mahkeme hükmü açıklar' şeklindedir. Maddenin lafzı, suçun 'işlenmesini' yeterli görmektedir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik ve istikrarlı uygulamasına göre, HAGB'nin bozulması ve hükmün açıklanması için, denetim süresi içinde işlenen ikinci suçtan dolayı verilen mahkumiyet kararının 'kesinleşmesi' şarttır. Bu yorumun temelinde 'masumiyet karinesi' (Anayasa m.38, AİHS m.6/2) yatmaktadır. Henüz kesinleşmemiş bir mahkumiyet, kişinin suçluluğunu hukuken ispatlamaz. Kişi, bu ikinci davadan beraat edebilir veya karar bozulabilir. Bu nedenle, kesinleşmemiş bir mahkumiyete dayanarak önceki HAGB kararını açıklamak, masumiyet karinesini ihlal edecektir. Dolayısıyla, Yargıtay, kanunun lafzını, Anayasa'nın temel ilkeleri doğrultusunda daraltıcı bir yoruma tabi tutmaktadır. Uygulamada, HAGB'yi veren mahkeme, ikinci suçla ilgili davanın kesinleşmesini beklemek zorundadır. Bu bekleyiş, HAGB'nin denetim süresi olan 5 yılı aşsa bile devam eder.