5188 sayılı Kanun'da özel güvenlik görevlilerinin yetkileri sayılırken, genel kolluğun 'önleyici durdurma' (PVSK m.4/A) yetkisine benzer bir yetkiye yer verilmemiştir. Bu eksikliğin, ÖGG'nin görevini etkin bir şekilde yapması üzerindeki olası etkilerini ve bu boşluğun nasıl doldurulabileceğini tartışınız.
Bu eksiklik, ÖGG'nin görevini etkin bir şekilde yapması üzerinde önemli bir kısıtlama yaratmaktadır. 'Önleyici durdurma' yetkisi, polise, makul bir sebep varsa, bir suçu veya tehlikeyi önlemek amacıyla kişileri durdurup soru sorma ve kimlik sorma imkanı tanır. ÖGG'lere böyle bir yetki tanınmamıştır. 5188 s.K. m.7'deki kimlik sorma yetkisi ise sadece belirli yer ve olaylarla (toplantı, terminal vb.) sınırlıdır. Bu durumun olası etkileri şunlardır: Bir ÖGG, görev alanında şüpheli davranışlar sergileyen bir kişiyi fark ettiğinde, o kişiyi durdurup kimlik sorma veya soru sorma konusunda açık bir yasal yetkiye sahip değildir. Kişi, durma veya cevap verme talebini reddedip yoluna devam ederse, ÖGG'nin müdahale imkanı, ancak fiil CMK m.90 anlamında bir 'suçüstü' haline dönüştüğünde (yakalama yetkisi) veya somut bir tehlike ortaya çıktığında (zor kullanma) doğar. Bu, ÖGG'nin proaktif ve önleyici bir rol oynamasını zorlaştırır. Bu yasal boşluk, ancak kanun değişikliği ile doldurulabilir. 5188 sayılı Kanun'a, polisin yetkisinden daha dar kapsamlı, sadece görev alanıyla sınırlı ve orantılı bir 'önleyici durdurma ve soru sorma' yetkisi eklenmesi, ÖGG'nin etkinliğini artırabilir. Ancak bu yetkinin sınırlarının, temel hak ve hürriyetleri ihlal etmeyecek şekilde çok net çizilmesi gerekir.