Özel tehlikeli suçlular hakkında TCK m.58/9'un uygulanması, Anayasa'nın 38. maddesindeki 'cezanın geçmişe yürümezliği' (nulla poena sine lege praevia) ilkesi açısından bir sorun teşkil eder mi? Özellikle, sanığın örgüt üyeliği fiili, TCK m.58/9 yürürlüğe girmeden önce işlenmişse durum ne olur?
Bu durum, 'cezanın geçmişe yürümezliği' ilkesi açısından ciddi bir sorun teşkil edebilir. Anayasa'nın 38. maddesi ve TCK'nın 7. maddesi, failin lehine olan kanunun geçmişe yürüyeceğini, aleyhine olan kanunun ise geçmişe yürümeyeceğini (lehe kanun ilkesi) emreder. TCK m.58/9 ile getirilen mükerrirlere özgü infaz rejimi, koşullu salıverilme sürelerini uzattığı ve daha sıkı bir rejimi öngördüğü için, fail aleyhine sonuçlar doğuran bir düzenlemedir. Eğer sanığın işlediği suç (örneğin örgüt üyeliği), TCK m.58/9'un yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş ve tamamlanmışsa, bu aleyhe hükmün o fiil için uygulanması 'cezanın geçmişe yürümezliği' ilkesine aykırı olur. Suçun işlendiği tarihte yürürlükte olmayan aleyhe bir infaz rejiminin faile uygulanması, hukuki güvenlik ve kanunilik ilkelerini ihlal eder. Yargıtay kararlarında da, suç tarihinin 1 Haziran 2005'ten önce olması durumunda, TCK'nın zaman bakımından uygulanmasına ilişkin genel ilkeler (m.7) gereğince, TCK m.58 hükümlerinin uygulanamayacağı kabul edilmektedir.