Bir sanık hakkında, TCK m.236 uyarınca edimin ifasına fesat karıştırma suçundan dolayı asliye ceza mahkemesinde dava açılmıştır. Yargılama sırasında sanığın eyleminin aslında TCK m.235'teki ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Bu iki suç için görevli mahkemenin farklı olması (asliye ceza - ağır ceza) durumunda, asliye ceza mahkemesinin nasıl bir karar vermesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #96682

Bu durumda asliye ceza mahkemesinin, 5235 sayılı Kanun'un 11. ve 12. maddeleri ile CMK m.4 ve m.5 hükümleri uyarınca 'görevsizlik' kararı vermesi gerekir. TCK m.236'daki edimin ifasına fesat karıştırma suçu, asliye ceza mahkemesinin görev alanına girerken, TCK m.235'teki ihaleye fesat karıştırma suçu (kamu zararı gibi belirli şartların varlığında), cezasının üst sınırı nedeniyle ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmektedir. Bir mahkeme, yargıladığı fiilin kendi görevine giren bir suçu değil, daha ağır cezayı gerektiren ve üst görevli bir mahkemenin görevine giren başka bir suçu oluşturduğunu anlarsa, yargılamaya devam edemez. CMK m.4'e göre, 'Mahkemeler, görevli olup olmadıklarını kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen araştırırlar.' Görevsiz olduğunu anlayan mahkeme, CMK m.5 uyarınca görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli ve yetkili olan ağır ceza mahkemesine gönderir. Asliye ceza mahkemesinin yargılamaya devam ederek ihaleye fesat karıştırma suçundan hüküm kurması, 'görevsiz mahkemenin hükmü' olacağı için mutlak bir bozma nedenidir.