CMK m.14/2 uyarınca Yargıtay'ın, yurt dışında işlenen bir suçta, 'suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesine yetki verebilmesi' hükmü nasıl bir amaca hizmet eder? Bu yetkinin kullanılması için kimlerin talepte bulunması gerekir?
Bu hüküm, 'delillerin toplanmasında kolaylık' ve 'usul ekonomisi' ilkelerine hizmet eder. Normalde, yurt dışında işlenen bir suçta yetki, CMK m.13'e göre sanığın Türkiye'de yakalandığı veya ikamet ettiği yere göre belirlenir. Bu yer, suçun işlendiği yabancı ülkeye coğrafi olarak çok uzak olabilir (örneğin, Arjantin'de işlenen suçta sanığın Ağrı'da yakalanması). Bu durumda, o yabancı ülkeden getirilmesi gereken delillerin (belge, tanık vb.) toplanması, adli yardımlaşma işlemlerinin yürütülmesi, uzak bir mahkeme için çok daha zor ve masraflı olabilir. CMK m.14/2, bu zorluğu aşmak için Yargıtay'a, suçun işlendiği ülkeye coğrafi olarak daha yakın veya ulaşımı daha kolay olan bir yer mahkemesini (örneğin, Arjantin'deki suç için İstanbul mahkemesini) yetkili kılma imkanı tanır. Bu, soruşturma ve kovuşturmanın daha hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlar. Bu yetkinin kullanılabilmesi için, maddede açıkça belirtildiği üzere, 'Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın' istemde bulunması gerekir. Mahkeme veya Yargıtay bu yetkiyi re'sen kullanamaz.