HMK m.301/1'de hüküm nüshalarının 'yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verileceği' belirtilmiştir. Bu 'makbuz karşılığı verme' usulünün hukuki amacı nedir ve bu usule uyulmamasının olası sonuçları nelerdir?
Bu usulün temel hukuki amacı, ispat kolaylığı ve hukuki güvenliği sağlamaktır. 'Makbuz karşılığı verme' işlemiyle şu hususlar güvence altına alınır: 1) Tebliğ Tarihinin Kesin Olarak Belirlenmesi: Tarafa hüküm nüshasının hangi tarihte elden verildiği, imzalanan makbuz ile kesin olarak kanıtlanmış olur. Bu tarih, kanun yollarına başvuru sürelerinin (istinaf, temyiz) başlangıcının tespiti açısından hayati öneme sahiptir. 2) Tebliğ Edilen Kişinin Belirlenmesi: Makbuzu imzalayan kişinin kimliği, tebligatın doğru kişiye (tarafın kendisine veya vekiline) yapıldığını ispatlar. 3) Usulsüzlük İddialarının Önlenmesi: Tarafların, 'karar bana tebliğ edilmedi' veya 'geç tebliğ edildi' gibi iddialarla süreci geciktirmesinin önüne geçilir. Bu usule uyulmaması, yani kararın makbuz alınmadan elden verilmesi durumunda, tebliğ tarihi konusunda bir uyuşmazlık çıkabilir. Taraf, kararı daha geç bir tarihte öğrendiğini iddia edebilir. Bu durumda mahkemenin, tebliğ tarihini başka delillerle (örneğin, mahkeme kalemindeki görevlilerin tanıklığı) ispatlaması gerekebilir. İspat edilememesi halinde, tarafın beyan ettiği öğrenme tarihi esas alınabilir ve bu da kanun yolu sürelerinin yeniden başlamasına neden olabilir. Dolayısıyla, bu basit usuli kural, yargılamanın ilerleyen aşamalarında çıkabilecek ciddi ispat sorunlarını önleyici bir işleve sahiptir.